noun

advocate

savunucu, taraftar, avukat

She is a passionate advocate for animal rights.

Hayvan haklarının tutkulu bir savunucusudur.

He works as a consumer advocate.

Tüketici hakları savunucusu olarak çalışıyor.

((an advocate for/of sth.)) (bir şeyin) savunucusu/taraftarı She is a passionate advocate for animal rights.

Eş anlamlılar: supporter (destekçi), proponent (taraftar); Zıt anlamlılar: opponent (muhalif), critic (eleştirmen).

Latince 'yardıma çağırmak' anlamına gelen 'advocare' kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'vocare' (çağırmak).

Bir 'advocate' (savunucu), bir amaca kendi 'sesini' ('voc') ekler. Fiil formuna dikkat edin: to advocate (/ˈædvəkeɪt/).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.