adjective

conscientious

vicdanlı, titiz, özenli

She is a very conscientious worker.

O çok vicdanlı bir çalışandır.

He made a conscientious effort to improve.

Gelişmek için vicdanlı bir çaba gösterdi.

conscientious ((kişi/iş)) (kişi veya iş) vicdanlı, özenli She is a conscientious student.

Eş anlamlılar: diligent (çalışkan), meticulous (titiz), scrupulous (özenli); Zıt anlamlılar: careless (dikkatsiz), negligent (ihmalkar)

Latince 'conscientia' (kişinin kendi içindeki bilgi, doğru ve yanlış duygusu) + '-osus' (dolu) kelimelerinden gelir.

'Vicdanıyla' (conscience) hareket eden birini düşünün. Görevlerini ciddiye alan ve dikkatli bir şekilde yapan bir kişiyi tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.