noun

consciousness

bilinç, şuur, farkındalık

He lost consciousness after hitting his head.

Kafasını vurduktan sonra bilincini kaybetti.

She has a strong social consciousness.

Güçlü bir sosyal bilinci var.

((of sth.)) (bir şeyin) bilinci She has a strong consciousness of her duties.

bilincini kaybetmek/geri kazanmak to lose/regain consciousness He regained consciousness in the hospital.

Eş anlamlılar: farkındalık, şuur; Zıt anlamlılar: bilinçsizlik

Latince 'con-' (ile, birlikte) + 'scire' (bilmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'kendisiyle birlikte bilmek'.

'Con' (ile) ve 'science' (bilim, bilgi) olarak düşünün. Varlığınız hakkında 'kendinizle' sahip olduğunuz bilgidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.