noun

consistency

tutarlılık, kıvam, istikrar, uygunluk

His work lacks consistency.

Çalışmalarında tutarlılık yok.

The sauce has the right consistency.

Sosun kıvamı doğru.

There is no consistency between the two reports.

İki rapor arasında tutarlılık yok.

consistency in ((sth.)) (bir şeyde) tutarlılık We need consistency in our approach.

consistency between ((sth.)) and ((sth.)) (bir şey) ile (bir şey) arasında tutarlılık There is no consistency between his words and actions.

the consistency of ((sth.)) (bir şeyin) kıvamı Check the consistency of the paint.

Synonyms: coherence, uniformity, regularity (nitelik); texture, thickness (madde)

Latince 'con-' (birlikte) + 'sistere' (durmak) kelimelerinden gelir. 'Birlikte durma' veya anlaşma, değişmeme niteliği.

İster bir argüman (tutarlı) ister bir sos (kıvamlı) olsun, sıkıca 'bir arada duran' bir şey düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.