noun

constituency

seçim bölgesi, seçmenler

He is the Member of Parliament for this constituency.

Bu seçim bölgesinin milletvekilidir.

The party has a strong constituency among young voters.

Partinin genç seçmenler arasında güçlü bir tabanı var.

((countable)) seçim bölgesi Kırsal bir seçim bölgesini temsil ediyor.

((countable)) seçmen kitlesi, destekçiler Grubun genç hayranlardan oluşan geniş bir kitlesi var.

Eş anlamlılar: electorate, district (bölge için); supporters, base (insanlar için)

'Constituent' (seçmen) kelimesinden gelir, bu da Latince 'kurmak, oluşturmak' anlamına gelen 'constituere'den türemiştir.

Bir 'seçim bölgesi' (constituency), bir milletvekilinin sorumluluk alanını 'oluşturan' (constitute) insan grubudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.