noun

constituent

bileşen, unsur, seçmen

Water is a main constituent of the human body.

Su, insan vücudunun ana bileşenidir.

The MP received many letters from her constituents.

Milletvekili, seçmenlerinden çok sayıda mektup aldı.

((countable)) ((of sth.)) (~nın) bileşeni Kafein, kahvenin aktif bileşenidir.

((countable)) seçmen Milletvekili, seçmenlerinin endişelerini dinledi.

Eş anlamlılar: component, element (bir parça için); voter, elector (bir kişi için)

Latince 'constituens', 'constituere' (kurmak) fiilinin sıfat-fiil halinden gelir, con- (birlikte) + statuere (kurmak).

Bir 'bileşen' (constituent), bir bütünü 'oluşturmaya' (constitute) yardımcı olan bir parça veya bir 'seçim bölgesinin' (constituency) parçası olan bir kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.