verb

constitute

oluşturmak, teşkil etmek, kurmak

Women constitute 70% of the workforce.

İş gücünün %70'ini kadınlar oluşturmaktadır.

This action constitutes a breach of contract.

Bu eylem, sözleşmenin ihlali anlamına gelir.

They constituted a committee to investigate.

Araştırmak için bir komite kurdular.

((bir şeyi)) oluşturmak Kadınlar iş gücünün %70'ini oluşturmaktadır.

((bir şey)) anlamına gelmek Bu eylem, sözleşmenin ihlali anlamına gelir.

Eş anlamlılar: form, compose, make up, establish

Latince 'con-' (birlikte) + 'statuere' (kurmak, dikmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'birlikte kurmak'.

'Birlikte kurmak' fikrinden yola çıkarak, parçaların bir araya gelerek bir bütünü 'oluşturduğunu' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.