noun

constraint

kısıtlama, sınırlama, zorlama

We have to work within financial constraints.

Mali kısıtlamalar dahilinde çalışmak zorundayız.

He spoke with a feeling of constraint.

Bir kısıtlama hissiyle konuştu.

a constraint ((on sth.)) (bir şey) üzerinde bir kısıtlama. We have to work within financial constraints.

((isim)) kısıtlanmışlık hissi. He spoke with a feeling of constraint.

Eş anlamlılar: kısıtlama, sınırlama; Zıt anlamlılar: özgürlük, hürriyet

Latince 'con-' (birlikte) + 'stringere' (sıkıca çekmek) kelimelerinden gelen 'constrain' fiilinden türemiştir.

Bu, 'constrain' fiilinin isim halidir. Bir 'constraint', sizi kısıtlayan 'şey'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.