adjective

aesthetic

estetik

The new building has a pleasing aesthetic quality.

Yeni binanın hoş bir estetik kalitesi var.

He has a very keen aesthetic sense.

Çok keskin bir estetik anlayışı var.

((bir)) aesthetic ((isim)) estetik bir (isim) Odanın minimalist bir estetiği var.

Eş anlamlılar: sanatsal, güzel, zevkli; Zıt anlamlılar: estetik olmayan, çirkin, zevksiz.

Yunanca 'duyusal algı' anlamına gelen 'aisthētikos' kelimesinden gelir. Özellikle güzellik olmak üzere, bir şeyleri duyularla algılamakla ilgilidir.

Duyuyu ortadan kaldıran 'anestezik' (anaesthetic) kelimesini düşünün. 'an-' önekini atarsanız, güzelliğin merkezinde yer alan duyu ve algı temel fikri kalır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.