noun

contact

temas, irtibat, tanıdık, bağlantı

We are in regular contact.

Düzenli olarak temas halindeyiz.

Avoid direct contact with the chemical.

Kimyasalla doğrudan temastan kaçının.

He is a useful business contact.

O, faydalı bir iş tanıdığıdır.

((with sb.)) biriyle temas Müşterilerimizle düzenli temas halindeyiz.

((in sth.)) bir alanda tanıdık Medyada faydalı bir tanıdığı var.

Eş anlamlılar: iletişim, bağlantı; Zıt anlamlılar: ayrılık, mesafe

Latince 'con-' (birlikte) + 'tangere' (dokunmak) kelimelerinden gelir.

'Con-' (ile) ve 'tact' (dokunma) olarak düşünün. Temas halinde olmak, biriyle veya bir şeyle 'temasta olmak' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.