verb

contain

içermek, kapsamak, zaptetmek

This box contains old books.

Bu kutu eski kitaplar içeriyor.

The report contains important information.

Rapor önemli bilgiler içeriyor.

She could not contain her excitement.

Heyecanını bastıramadı.

((bir şeyi)) içermek Bu kutu eski kitaplar içeriyor.

((bir şeyi)) (duyguyu) zaptetmek Heyecanını bastıramadı.

Eş anlamlılar: include, hold, comprise; Zıt anlamlılar: exclude, release

Latince 'con-' (birlikte) + 'tenere' (tutmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'birlikte tutmak'tır.

'Container' (kap), bir şeyleri 'contain' eden (içeren) bir şeydir. İsim, fiilin anlamı için harika bir ipucudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.