adjective

contemporary

çağdaş, modern, akran

I prefer contemporary art to classical art.

Çağdaş sanatı klasik sanata tercih ederim.

He was a contemporary of Shakespeare.

Shakespeare'in bir çağdaşıydı.

((adjective)) + ((noun)) bir ismi 'modern' veya 'güncel' anlamında niteler I prefer contemporary art.

a contemporary of ((sb.)) (biriyle) aynı zamanda yaşayan kişi He was a contemporary of Shakespeare.

Synonyms: modern, current; Antonyms: historical, old-fashioned

Latince 'con-' (ile, birlikte) + 'tempus' (zaman). Kelimenin tam anlamıyla 'zamanla' veya 'zamanda birlikte' anlamına gelir.

Parçalara ayırın: 'con-' (birlikte) + 'tempo' (zaman). 'Zamanda birlikte' var olan insanları veya şeyleri ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.