noun

affairs

işler, meseleler

He is an expert in foreign affairs.

Dış işleri konusunda bir uzmandır.

I need to put my affairs in order.

İşlerimi düzene koymam gerekiyor.

((foreign/public/financial affairs)) dış/kamu/mali işler She works in public affairs.

((put one's affairs in order)) işlerini düzene koymak He needs to put his financial affairs in order.

Synonyms: matters, business, concerns, issues

'affair' kelimesinin çoğulu, Eski Fransızca 'a faire' (yapmak) kelimesinden. İş veya devlet meselelerini belirtmek için kullanılır.

Türkçedeki 'işler' kelimesi gibi düşünün. 'Dış işleri' (foreign affairs) veya 'işlerini düzene koymak' (put one's affairs in order) gibi ifadelerde kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.