noun

contrast

kontrast, zıtlık, fark

There is a sharp contrast between the two cities.

İki şehir arasında keskin bir zıtlık var.

The contrast on this screen is too high.

Bu ekranın kontrastı çok yüksek.

In contrast to her sister, she is very shy.

Kız kardeşinin aksine, o çok utangaçtır.

((bir şey)) ile ((bir şey)) arasındaki zıtlık a contrast between (sth.) and (sth.) There is a clear contrast between the two approaches.

((bir şeyin)) aksine in contrast to (sth.) In contrast to the book, the film was a success.

Eş anlamlılar: difference, distinction; Zıt anlamlılar: similarity, likeness

Latince 'contra' (karşı) + 'stare' (durmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'karşı durmak'tır.

'Contra-' önekini 'contradict' (çelişmek) kelimesindeki gibi düşünün. İki şeyin birbirine karşı olmasıyla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.