adjective

affected

yapmacık, etkilenmiş

He spoke with an affected accent.

Yapmacık bir aksanla konuştu.

The affected area was evacuated quickly.

Etkilenen bölge hızla tahliye edildi.

((affected)) + isim yapmacık/suni bir şeyi tanımlarken He spoke with an affected accent.

the ((affected)) + isim etkilenmiş bir alanı/grubu tanımlarken The affected area was evacuated quickly.

Synonyms: yapmacık, suni; Antonyms: doğal, samimi

Latince 'arzulamak, taklit etmek' anlamına gelen 'affectare' kelimesinden gelir. 'ad-' (yönelme) + 'facere' (yapmak, etmek) köklerinden oluşur.

Farklı görünmek için 'rol yapan' veya bir 'efekt' yaratmaya çalışan birini düşünün. Veya bir olayın 'etkisini' hisseden bir bölgeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.