verb

converge

birleşmek, yakınsamak, aynı noktada buluşmak, kavuşmak

The two rivers converge here.

İki nehir burada birleşiyor.

Our opinions started to converge.

Fikirlerimiz yakınsamaya başladı.

Crowds converged on the square.

Kalabalıklar meydanda toplandı.

((özne)) birleşmek/yakınsamak The lines converge at this point.

((özne)) ((on/at sth.)) üzerinde birleşmek The paths converge on the main square.

Eş anlamlılar: birleşmek, buluşmak, katılmak; Zıt anlamlılar: ayrılmak, ıraksamak

Latince 'con-' (birlikte) + 'vergere' (dönmek, eğilmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte dönmek' demektir.

İki yolun tek bir noktada birleştiğini (converge) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.