verb

convey

taşımak, nakletmek, iletmek, bildirmek

Pipes convey water to the house.

Borular eve su taşır.

Please convey my apologies to her.

Lütfen ona özürlerimi iletin.

His face conveys his deep sadness.

Yüzü derin üzüntüsünü ifade ediyor.

((bir şeyi)) ((...den)) ((...e)) taşımak Pipes convey water to the house.

((bir şeyi)) ((birine)) iletmek Please convey my apologies to her.

Eş anlamlılar: transport, carry, communicate, impart

Latince `con-` (ile, birlikte) + `via` (yol, güzergah) kelimelerinden gelir. Bir şeyi bir yol boyunca taşıma fikri.

Bir 'konveyör' bant eşyaları 'taşır' (conveys). Benzer şekilde, bir mesajı veya duyguyu bir kişiden diğerine 'iletebilirsiniz' (convey).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.