noun

core

çekirdek, öz, merkez

Don't eat the apple core.

Elmanın çekirdekli kısmını yeme.

The core of the problem is a lack of funding.

Sorunun özü finansman eksikliğidir.

The Earth's core is extremely hot.

Dünya'nın çekirdeği aşırı sıcaktır.

((the core of sth.)) bir şeyin merkezi veya en önemli kısmı The core of the problem is a lack of funding.

((an apple/pear etc. core)) bir meyvenin sert orta kısmı Don't eat the apple core.

Eş anlamlılar: centre (merkez), heart (kalp), essence (öz), nucleus (çekirdek); Zıt anlamlılar: surface (yüzey), exterior (dış)

Eski Fransızca'da 'kalp' anlamına gelen 'cor' kelimesinden, o da Latince 'cor' (kalp) kelimesinden gelmektedir.

Bir elmanın 'çekirdekli kısmını', yani tam kalbini düşünün. Bu merkezi, temel parça fikri sorunlar, gruplar ve gezegenler için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.