noun

cornet

kornet, dondurma külahı

He plays the cornet in a brass band.

Bir bando takımında kornet çalıyor.

She bought a strawberry cornet from the ice cream van.

Dondurma minibüsünden çilekli bir külah aldı.

bir kornet (çalgı) bir üflemeli çalgı He plays the cornet in a brass band.

bir kornet (dondurma) bir dondurma külahı Can I have a chocolate cornet, please?

Eş anlamlılar: (enstrüman) trumpet; (yiyecek) cone

Eski Fransızca'da 'küçük boynuz' anlamına gelen 'cornet' kelimesinden gelir. Hem enstrüman hem de dondurma külahı boynuz şeklindedir.

Tıpkı bir dondurma 'korneti' (külahı) şeklinde olan pirinç bir 'kornet' (çalgı) çaldığınızı hayal edin. Boynuz şekli anahtar bağlantıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.