verb

correspond

tekabül etmek, uymak, mektuplaşmak

The results correspond to our predictions.

Sonuçlar tahminlerimize tekabül ediyor.

We corresponded for years after she moved away.

O taşındıktan sonra yıllarca mektuplaştık.

((bir şey)) ((bir şeye)) tekabül etmek (bir şey) (bir şeye) uymak The results correspond to our predictions.

((biriyle)) mektuplaşmak (biriyle) mektuplaşmak We corresponded for years.

Eş anlamlılar: match, agree, communicate; Zıt anlamlılar: differ, disagree

Latince 'cor-' (birlikte) ve 'respondere' (cevap vermek) kelimelerinden gelir. 'Birlikte cevap vermek' veya 'uyum içinde olmak' anlamına gelir.

Bir 'co-respondent' (birlikte-cevap veren), yani karşılıklı mektuplaştığınız birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.