noun

coughs

öksürükler

His deep coughs echoed in the quiet room.

Derin öksürükleri sessiz odada yankılandı.

A series of dry coughs kept him awake.

Bir dizi kuru öksürük onu uyanık tuttu.

((sıfat)) bir öksürük Onun kötü bir öksürüğü var.

öksürüğü olmak Benim kötü bir öksürüğüm var.

Eş anlamlılar: hack (kuru öksürük), bark (havlar gibi öksürük)

Orta İngilizce'deki 'coughen' kelimesinden gelir ve öksürük sesini taklit eden yansıma bir kökene sahiptir.

'Cough' kelimesinin sesi, öksürürken çıkardığınız sese benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.