noun

countermeasure

karşı tedbir, önlem

The government introduced countermeasures to stop the spread.

Hükümet, yayılmayı durdurmak için karşı tedbirler aldı.

Security countermeasures were put in place at the airport.

Havaalanında güvenlik önlemleri alındı.

((bir şeye karşı)) karşı tedbir istenmeyen bir şeye karşı koymak için alınan bir önlem They took countermeasures against cyber attacks.

Eş anlamlılar: precaution, remedy, safeguard; Zıt anlamlılar: catalyst, cause

'counter-' (karşı) öneki ve 'measure' (önlem) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, başka bir eyleme karşı alınan bir eylemdir.

'Karşı saldırı' (counter-attack) düşünün. Bu, bir sorunla başa çıkmak için bir 'karşı eylem' veya 'karşı tedbir'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.