noun

courage

cesaret, yüreklilik

He showed great courage in the face of danger.

Tehlike karşısında büyük cesaret gösterdi.

It takes courage to admit you are wrong.

Hatalı olduğunu kabul etmek cesaret ister.

((bir şey yapma)) cesareti the courage to do sth. It takes courage to admit you are wrong.

Eş anlamlılar: bravery, yiğitlik; Zıt anlamlılar: korkaklık, korku

Eski Fransızca'da 'kalp' anlamına gelen 'coer' kelimesinden türeyen 'corage' kelimesinden gelir. Cesaret, insanın kalbinde olandır.

Latince'de 'kalp' anlamına gelen 'cor' kelimesini cesaretin kaynağı olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.