noun

courier

kurye, ulak

The courier will deliver the package today.

Kurye paketi bugün teslim edecek.

She works as a bicycle courier.

Bisikletli kurye olarak çalışıyor.

We sent the documents by courier.

Belgeleri kurye ile gönderdik.

((a/the)) courier bir kurye. The courier is waiting at the reception.

Eş anlamlılar: messenger (haberci), delivery person (teslimatçı)

Eski Fransızca 'coureur' (koşucu) kelimesinden, o da Latince 'currere' (koşmak) kelimesinden gelir.

Bir şeyleri teslim etmek için 'koşması' gereken birini düşünün. Türkçe'deki 'kurye' kelimesiyle aynı köktendir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.