noun

courtroom

duruşma salonu, mahkeme salonu

The defendant entered the crowded courtroom.

Sanık kalabalık duruşma salonuna girdi.

There was silence in the courtroom.

Duruşma salonunda sessizlik vardı.

((in a courtroom)) bir duruşma salonunda The trial took place in a large courtroom.

Eş anlamlılar: chamber, tribunal hall

'court' (dava görülen yer) + 'room' (oda) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime.

Basitçe bir 'mahkemenin' (court) toplandığı 'oda' (room).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.