noun

coverage

yayın, kapsama alanı, teminat

The event received extensive media coverage.

Etkinlik medyada geniş yer buldu.

Check your insurance coverage before you travel.

Seyahate çıkmadan önce sigorta kapsamınızı kontrol edin.

The mobile phone coverage is poor here.

Burada cep telefonu kapsama alanı zayıf.

((medya/haber)) kapsamı ((bir şeyin)) bir olayın haber yapılması. The event received extensive media coverage.

((sigorta)) kapsamı ((bir şeye karşı)) mali koruma. Check your insurance coverage for theft.

((telefon/ağ)) kapsama alanı bir hizmetin mevcut olduğu alan. The mobile phone coverage is poor here.

Eş anlamlılar: reporting (haber), protection (koruma), scope (kapsam), range (menzil)

'Cover' (kapsamak) fiili + bir eylemi veya sonucunu belirten ve isim yapan '-age' ekinden oluşur.

Bir şeyin 'kapsadığı' alanı veya boyutu düşünün. Haberler için bu, haberin kapsamıdır. Sigorta için ise korumanın kapsamıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.