adjective

covered

kaplı, sigortalı, kapsanan

The ground was covered in snow.

Yer karla kaplıydı.

Are you covered by the new policy?

Yeni poliçe kapsamında mısınız?

The report covered all the main points.

Rapor tüm ana noktaları kapsıyordu.

((be)) covered ((in/with sth.)) (bir şey) ile kaplı olmak The ground was covered in snow.

((be)) covered ((by sth.)) (bir şey) tarafından kapsanmak Are you covered by the new policy?

Synonyms: kaplanmış, örtülü, sigortalı; Antonyms: çıplak, açıkta, kaplanmamış

'to cover' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Eski Fransızca 'covrir' kelimesinden, Latince 'tamamen örtmek' anlamına gelen 'cooperire' kelimesinden gelir.

Bir şeyin üzerine bir 'örtü' (cover) konduğunu ve şimdi 'kaplı' (covered) olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.