verb

covet

göz dikmek, imrenmek, çok istemek

He began to covet his neighbour's success.

Komşusunun başarısına göz dikmeye başladı.

She coveted the award for many years.

Yıllarca o ödüle göz dikti.

((bir şeyi)) bir şeyi, genellikle başka birine ait olan bir şeyi şiddetle arzulamak I covet that beautiful painting.

Eş anlamlılar: desire, crave, yearn for, envy

Eski Fransızca 'coveitier' kelimesinden gelir, Latince 'cupiditas' (arzu) kelimesine dayanır. 'Cupid' (Aşk Tanrısı) ile ilgilidir.

On Emir'i düşünün: 'Komşunun hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin'. Başkalarının sahip olduğu şeyleri arzu etmemeniz gerektiği anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.