adjective

afraid

korkmuş, endişeli, korkarım ki

I'm afraid of the dark.

Karanlıktan korkarım.

She was afraid to tell him.

Ona söylemekten korkuyordu.

I'm afraid I can't come.

Korkarım ki gelemem.

afraid ((of sth./sb.)) (-den) korkmak. I'm afraid of spiders.

afraid ((to do sth.)) (bir şey yapmaktan) korkmak. She was afraid to speak.

afraid ((that ...)) korkarım ki (...). I'm afraid that he is not here.

Eş anlamlılar: scared, frightened; Zıt anlamlılar: brave, confident

Eski İngilizce'de 'korkutmak' anlamına gelen 'āfǣran' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'āfǣred' kelimesinden gelir.

'a raid' (bir baskın) içinde olduğunuzu düşünün - 'afraid' (korkmuş) hissedersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.