noun

cracker

kraker, tuzlu bisküvi, maytap

I like cheese and crackers.

Peynir ve kraker severim.

We pulled Christmas crackers after dinner.

Akşam yemeğinden sonra Noel maytapları çektik.

The loud bang was a cracker.

Yüksek patlama sesi bir maytaptı.

((bir/birkaç)) kraker ince, kuru bir bisküvi We ate some cheese and crackers.

Eş anlamlılar: bisküvi, gofret; havai fişek

'Crack' (çatırdamak) fiilinden gelir; yenildiğinde veya bir maytap/Noel maytabı için patladığında çıkardığı sese atıfta bulunur.

Bir 'cracker', 'çatırdayan' (cracks) bir şeydir - ya ağzınızda ya da bir patlamayla!

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.