noun

craft

zanaat, beceri, gemi, hava taşıtı

He learned his craft from his father.

Mesleğini babasından öğrendi.

The shop sells local arts and crafts.

Dükkan yerel sanat ve el sanatları ürünleri satıyor.

The craft was a small sailing boat.

Taşıt küçük bir yelkenliydi.

((bir/o)) craft bir zanaat, bir beceri She is a master of her craft.

((bir/o)) craft bir gemi, bir hava taşıtı The small craft sailed across the bay.

Eş anlamlılar: skill, art, trade, workmanship

Eski İngilizce'de 'güç, beceri' anlamına gelen 'cræft' kelimesinden gelir. Almanca 'Kraft' (güç) ile ilgilidir.

Taşıt anlamını hatırlamak için 'aircraft' (hava taşıtı) veya 'spacecraft' (uzay aracı) kelimelerini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.