verb

crave

çok istemek, canı çekmek, hasretini çekmek

I often crave something sweet after dinner.

Yemekten sonra sık sık tatlı bir şeyler canım çeker.

The child craved his mother's attention.

Çocuk annesinin ilgisini çok istiyordu.

((bir şeyi)) (bir şeyi) istemek için çok güçlü bir hisse sahip olmak I often crave something sweet after dinner.

Eş anlamlılar: arzu etmek, özlemek, hasret çekmek, istemek

Eski İngilizce 'crafian' (talep etmek) kelimesinden gelir.

'Grave' (mezar) kelimesine benziyor. Bir şeyi o kadar çok istiyorsunuz ki mezara bile girersiniz gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.