noun

craving

aşırı istek, özlem, şiddetli arzu

She had a sudden craving for chocolate.

Aniden çikolata aşerdi.

He couldn't ignore his craving for adventure.

Macera arzusunu görmezden gelemedi.

((bir aşırı istek)) ((için sth.)) (bir şeye) karşı duyulan şiddetli arzu She had a craving for chocolate.

Eş anlamlılar: longing, desire, urge

Eski İngilizce'deki 'crafian' (talep etmek) kelimesinden gelir. '-ing' eki isim yapar.

Bir şeyi o kadar çok 'arzulamak' (crave) ki, onun için 'çıldırmak' (raving) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.