noun

crease

kırışık, kıvrım, ütü izi

Iron your shirt to get the creases out.

Kırışıklıkları gidermek için gömleğini ütüle.

He folded the paper along the crease.

Kağıdı kıvrım boyunca katladı.

((a crease in sth.)) (bir şeydeki) kırışıklık Pantolonumda bir kırışıklık var.

((to get creases out)) kırışıklıkları gidermek Kırışıklıkları gidermek için gömleğimi ütülemem gerekiyor.

Eş anlamlılar: fold (kat), wrinkle (kırışıklık), crinkle (buruşukluk), pleat (pile)

Kökeni belirsizdir, ancak muhtemelen 'crest' (tepe, ibik) ile ilgilidir.

Bir kağıdı katlayarak üzerindeki çizgi sayısını 'artırdığınızı' (increase) hayal edin, bu da 'kırışıklıklar' (creases) oluşturur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.