noun

credit

övgü, itibar, kredi (finans), kredi (akademik)

She deserves credit for her hard work.

Sıkı çalışması için övgüyü hak ediyor.

I bought the new television on credit.

Yeni televizyonu krediyle aldım.

The credits roll at the end of the film.

Filmin sonunda jenerik akar.

My bank account is in credit.

Banka hesabımda para var.

((bir şey)) için övgü credit for (sth.) He took all the credit for the project.

krediyle on credit Many people buy cars on credit.

((biri/bir şey)) için gurur kaynağı a credit to (sb./sth.) You are a credit to your family.

Eş anlamlılar: övgü, tanınma, güven (liyakat için); borç, avans (finans için)

Latince 'creditum' (borç), 'credere' (inanmak, güvenmek) kelimesinden gelir.

'Kredi kartı' düşünün. Mağaza daha sonra ödeyeceğinize 'güvenir'. Bu, 'güven' veya 'inanç' temel anlamına bağlanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.