adjective

creepy

ürkütücü, tüyler ürpertici, tekinsiz

That old house on the hill looks creepy.

Tepedeki o eski ev ürkütücü görünüyor.

He has a creepy way of staring at people.

İnsanlara dik dik bakmak gibi ürkütücü bir huyu var.

((bir şey/biri)) ürkütücü olmak That old house is creepy.

Eş anlamlılar: eerie, spooky, unsettling; Zıt anlamlılar: pleasant, comforting

'Sürünmek' anlamına gelen 'to creep' fiilinden gelir ve genellikle kötü niyetle yavaş ve sessizce hareket eden bir şeyi düşündürür.

Kolunuzda bir örümceğin 'sürüdüğünü' hayal edin - bu 'ürkütücü' bir histir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.