noun

crescent

hilal, ayça

A silver crescent moon hung in the sky.

Gökyüzünde gümüş bir hilal asılıydı.

The street was a long, elegant crescent.

Cadde uzun, zarif bir hilal şeklindeydi.

a crescent (moon) hilal Dün gece bir hilal gördük.

a crescent (of sth.) (...nın) hilal şekli Evler hilal şeklinde inşa edilmiştir.

Eş anlamlılar: yay, kavis, orak

Eski Fransızca 'creissant' kelimesinden, o da Latince 'crescere' (büyümek) fiilinin sıfat-fiili olan 'crescens'ten gelir.

Aynı şekle ve benzer bir isme sahip olan Fransız 'kruvasanını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.