noun

crest

zirve, tepe, ibik, arma

We reached the crest of the hill.

Tepenin zirvesine ulaştık.

The wave rose to its crest.

Dalga en yüksek noktasına ulaştı.

The bird has a distinctive red crest.

Kuşun belirgin bir kırmızı ibiği var.

The family crest was on the shield.

Aile arması kalkanın üzerindeydi.

the crest of ((sth.)) (...nın) zirvesi/tepesi Tepenin zirvesine ulaştık.

a crest (on an animal) (hayvanda) ibik Kuşun kırmızı bir ibiği var.

a crest (emblem) arma Okul arması üniformanın üzerinde.

Eş anlamlılar: zirve, tepe, doruk, şahika

Eski Fransızca 'creste' kelimesinden, o da Latince 'crista' (püskül, sorguç) kelimesinden gelir.

Diş sağlığının 'zirvesine' ulaşmanıza yardımcı olan 'Crest' diş macununu düşünün. Veya bir horozun başının en tepesindeki ibiği.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.