noun

crevasse

buzul yarığı, derin çatlak

The mountaineer fell into a deep crevasse.

Dağcı derin bir buzul yarığına düştü.

They had to navigate around the dangerous crevasses.

Tehlikeli buzul yarıklarının etrafından dolaşmak zorunda kaldılar.

bir/o buzul yarığı bir buzul yarığı Dağcı derin bir buzul yarığına düştü.

Eşanlamlılar: fissure, chasm, crack, rift. 'Crevasse' büyük (bir buzulda), 'crevice' ise küçüktür (kayada).

Eski Fransızca 'crevace' kelimesinden, 'patlamak, kırılmak' anlamına gelen 'crever'den gelir. Kökenini 'crevice' ile paylaşır.

'Crevasse', genellikle buzda bulunan GENİŞ (vast) bir çatlaktır. 'Buz' (ice) içindeki 'crevasse'i düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.