noun

crevice

yarık, çatlak, gedik

A small plant grew in a crevice in the rock.

Kayadaki bir yarıktan küçük bir bitki büyüdü.

He searched every crevice for the lost key.

Kayıp anahtarı bulmak için her yarığı aradı.

bir/o yarık bir yarık Kayadaki bir yarıktan küçük bir bitki büyüdü.

Eşanlamlılar: crack, fissure, cleft, slit. 'Crevasse' büyük (bir buzulda), 'crevice' ise küçüktür (kayada).

Eski Fransızca 'crevace' kelimesinden, 'patlamak, kırılmak' anlamına gelen 'crever'den gelir. Kökenini 'crevasse' ile paylaşır.

'Crevice', içinde bir böcek bulabileceğiniz bir kayadaki küçük bir çatlaktır. 'Kaya' (rock) içindeki 'crevice'i düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.