noun

crimes

suçlar, cürümler

He committed several serious crimes.

Birkaç ciddi suç işledi.

The police solve many crimes each year.

Polis her yıl birçok suçu çözüyor.

suç ((işlemek)) yasa dışı şeyler yapmak Birkaç ciddi suç işledi.

Eş anlamlılar: offences (suçlar), wrongdoings (yanlışlar)

'crime' kelimesinin çoğul hali, Latince 'crimen'den gelir.

Sondaki '-s' takısı birden fazla yasa dışı eylem anlamına gelir. Bir suç (crime), iki suç (crimes).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.