adjective

crimson

koyu kırmızı, kızıl

The leaves turned a beautiful crimson in autumn.

Sonbaharda yapraklar güzel bir kızıla döndü.

He went crimson with embarrassment.

Utançtan kıpkırmızı oldu.

((isim)) koyu kırmızı Sonbaharda yapraklar güzel bir kızıla döndü.

Synonyms: scarlet, ruby, deep red, vermilion

Arapça 'qirmizī' kelimesinden gelir, bu da kırmızı boya elde edilen kırmız böceğinden türemiştir.

Koyu KIRMIZI (crimson) bir pelerin giyen bir kral düşünün. Kelimenin zengin, asil bir tınısı vardır ve bu renk ile uyumludur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.