noun

critic

eleştirmen, kritikçi, muhalif

He is a famous film critic.

O ünlü bir film eleştirmenidir.

She is her own worst critic.

Kendi kendisinin en kötü eleştirmenidir.

The government's critics are demanding an inquiry.

Hükümetin eleştirmenleri bir soruşturma talep ediyor.

bir ((tür)) eleştirmen He is a famous film critic.

((bir şeyin)) eleştirmeni The government's critics are demanding an inquiry.

Synonyms: reviewer (yorumcu), judge (yargıç), pundit (uzman); Antonyms: supporter (destekçi), advocate (savunucu)

Yunanca 'kritikos' (ayırt edebilen) kelimesinden, o da 'krites' (yargıç) kelimesinden gelir.

Bir *eleştirmen* (critic) bir *eleştiri* (critique) yapar ve çok *eleştirel* (critical) olabilir. Bütün bu kelimeler yargılamayla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.