adjective

critical

eleştirel, kritik, hayati

He is very critical of my work.

İşimi çok eleştiriyor.

Your support is critical to our success.

Desteğiniz başarımız için kritik öneme sahip.

She is in a critical condition in hospital.

Hastanede durumu kritik.

((of sb./sth.)) (-i) eleştirmek He is very critical of the new plan.

((to/for sth.)) (-için) kritik olmak This information is critical for our research.

Synonyms: onaylamayan, çok önemli, hayati; Antonyms: övgü dolu, eleştirel olmayan

Yunanca 'kritikos' (yargılayabilen) kelimesinden gelir. '-al' eki onu sıfat yapar.

Bir filmin 'eleştirel' bir incelemesini yapan bir 'eleştirmen' düşünün. Ayrıca, bir oyundaki çok önemli olan 'kritik' bir anı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.