verb

criticise

eleştirmek, kusur bulmak

Don't criticise him for his mistakes.

Hataları için onu eleştirme.

The newspaper criticised the government's new policy.

Gazete, hükümetin yeni politikasını eleştirdi.

((sb./sth.)) (-i) eleştirmek People criticised the decision.

((sb./sth.)) for ((sth./-ing)) (-den dolayı) (-i) eleştirmek He was criticised for being lazy.

Synonyms: kusur bulmak, kınamak; Antonyms: övmek, takdir etmek

Yunanca 'kritikos' (yargılayabilen) kelimesinden gelir. '-ise' eki İngiliz İngilizcesinde yaygın bir fiil son ekidir.

'Criticise', bir 'eleştirmenin' yaptığı eylemdir. İngiliz İngilizcesindeki '-ise' yazımına karşılık Amerikan İngilizcesindeki '-ize' yazımına dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.