adjective

cross-country

kros, şehirler arası

He enjoys cross-country skiing.

Kros kayağı yapmaktan hoşlanır.

They went on a cross-country drive.

Şehirler arası bir araba yolculuğuna çıktılar.

cross-country ((noun)) açık arazide yapılan Kros kayağı yapmaktan hoşlanır.

Eş anlamlılar: overland (karadan)

'Cross' (karşıdan karşıya) ve 'country' (ülke, kırsal alan) kelimelerinin birleşimi.

Kelimenin tam anlamıyla 'ülke çapında' demektir. Sadece yollarda değil, tarlalarda ve açık arazide hareket ettiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.