noun

crossfire

çapraz ateş

The soldiers were caught in the crossfire.

Askerler çapraz ateşte kaldı.

He was caught in the crossfire of their argument.

Onların tartışmasının çapraz ateşinde kaldı.

to be caught in the crossfire çapraz ateşte kalmak. The soldiers were caught in the crossfire.

barrage (baraj ateşi), bombardment (bombardıman)

'Cross' (çapraz) + 'fire' (ateş) kelimelerinden. İki veya daha fazla yönden gelen ve aynı alandan geçen silah ateşini ifade eder.

Ortada 'çaprazlaşan' iki 'ateş' hattı hayal edin, bu çok tehlikeli bir bölge oluşturur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.