noun

crowd

kalabalık, izdiham, grup

A large crowd gathered in the square.

Meydanda büyük bir kalabalık toplandı.

He doesn't like being in a crowd.

Kalabalık içinde olmayı sevmez.

a crowd of (people/supporters/etc.) bir (insan/destekçi vb.) kalabalığı A crowd of reporters waited outside.

Eş anlamlılar: izdiham, güruh, sürü; Zıt anlamlılar: birey, yalnızlık

Eski İngilizce'de 'bastırmak, itmek' anlamına gelen 'crūdan' kelimesinden gelir. İsim anlamı, insanların bir araya sıkışması fikrinden gelişmiştir.

Bir karganın (crow) büyük bir insan grubunun, yani bir 'kalabalığın' (crowd) üzerinden uçtuğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.