adjective

crucial

çok önemli, hayati, kritik

It is crucial that you arrive on time.

Zamanında varmanız çok önemlidir.

This information is crucial to our investigation.

Bu bilgi soruşturmamız için hayati önem taşıyor.

((it is)) crucial ((that ...)) ... olması çok önemlidir It is crucial that you arrive on time.

crucial ((to/for sth.)) ... için hayati önem taşımak This information is crucial to our investigation.

Eş anlamlılar: vital, critical, essential; Zıt anlamlılar: unimportant, trivial

Latince'de 'haç' anlamına gelen 'crux' kelimesinden gelir. Başlangıçta bir kararın 'kesişme' noktasına atıfta bulunuyordu.

Kritik bir karar vermeniz gereken bir 'dönüm noktası' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.