noun

crusader

haçlı, mücadeleci, savunucu

The crusaders travelled to Jerusalem.

Haçlılar Kudüs'e seyahat etti.

He is a crusader for animal rights.

O, hayvan hakları için bir mücadelecidir.

((bir mücadeleci)) ((sth. için)) bir dava için savaşan kişi He is a crusader for animal rights.

Eş anlamlılar: mücadeleci, savunucu, şampiyon

'crusade' (haçlı seferi) kelimesine, bir eylemi gerçekleştiren kişiyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir 'crusader', bir 'crusade'e (haçlı seferine) katılan kişidir. '-er' eki, insanlar için isim oluşturmanın yaygın bir yoludur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.